Hakkımda soruşturma başlatıldı, ifadeye çağrıldım. Ne yapmalıyım?
İfade vermeye çağrılan kişinin iki temel hakkı vardır: susma hakkı ve müdafi (avukat) yardımından yararlanma hakkı. Susmak aleyhe delil oluşturmaz ve suçlamayı kabul anlamına gelmez. Müdafi talebi hâlinde ifade işlemi, avukat hazır bulunmadan yapılamaz; ekonomik durumu yeterli olmayanlar için baro tarafından ücretsiz müdafi görevlendirilir. İfadeye gitmeden önce dosyanın içeriği ve isnadın niteliği hakkında bilgi alınması, savunmanın doğru kurulması bakımından belirleyicidir.
Gözaltı ile tutuklama arasındaki fark nedir?
Gözaltı, savcının talimatıyla kolluk tarafından uygulanan geçici bir koruma tedbiridir; kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saati aşamaz (yola harcanan zaman hariç). Toplu olarak işlenen suçlarda bu süre dört güne kadar uzatılabilir. Tutuklama ise hâkim kararıyla verilir ve kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma ya da delil karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunmasını gerektirir. Tutuklama son çaredir; adli kontrol (imza, yurt dışına çıkış yasağı, elektronik kelepçe gibi) yeterliyse tutuklamaya karar verilemez.
Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Bu, suçun şikâyete bağlı olup olmadığına göre değişir. Basit yaralama, hakaret, tehdidin bazı hâlleri, konut dokunulmazlığının ihlali gibi şikâyete bağlı suçlarda, şikâyetten vazgeçme hâlinde soruşturma veya dava düşer. Buna karşılık kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, nitelikli dolandırıcılık gibi re’sen takip edilen suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; yalnızca cezada takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir. Vazgeçmenin geri alınması mümkün değildir.
Uzlaştırma nedir, hangi suçlarda uygulanır?
Uzlaştırma, fail ile mağdurun tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasını sağlayan bir kurumdur. Şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlarda (kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığı, hırsızlık, dolandırıcılık gibi) uygulanır. Uzlaşma sağlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında davanın düşmesine karar verilir. Uzlaşma teklifinin reddedilmesi hâlinde süreç normal seyrinde devam eder; reddetmek aleyhe bir sonuç doğurmaz.
HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hâlâ uygulanıyor mu?
Bu konu şu anda geçiş hâlindedir. Anayasa Mahkemesi, HAGB’yi düzenleyen CMK m. 231’in ilgili fıkralarını iptal etmiş; ancak iptal hükmünün 30 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Dolayısıyla bu tarihe kadar mevcut davalarda HAGB uygulanmaya devam etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. Halen devam eden bir yargılamanız varsa, kararın hangi tarihte verileceğinin sonuçlar bakımından önem taşıyabileceğini göz önünde bulundurmanız yerinde olur.
Adli sicil kaydım (sabıka) ne zaman silinir?
Cezanın infazı tamamlandığında adli sicil kaydı silinir ve kayıt arşive alınır. Arşiv kaydının tamamen silinmesi ise mahkûmiyetin niteliğine bağlıdır: bir hak yoksunluğuna yol açmayan mahkûmiyetlerde arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmekle silinir. Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde ise yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl, bu karar alınmaksızın otuz yıl geçmesi gerekir. Arşiv kaydı, adli sicil belgesinde ancak talep hâlinde ve belirli kurumlara gösterilir.
Etkin pişmanlık nedir, cezayı ne kadar azaltır?
Etkin pişmanlık, failin suçtan sonra pişmanlık göstererek zararı gidermesi veya suçun ortaya çıkmasına yardım etmesi hâlinde cezada indirim yapılmasıdır. Hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi malvarlığına karşı suçlarda; zararın soruşturma aşamasında tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar giderilmesi hâlinde ise yarısına kadar indirilir. Etkin pişmanlık her suç için değil, yalnızca kanunda öngörülen suçlar bakımından uygulanır.
Suçun mağduruyum. Davaya nasıl katılabilirim?
Suçtan zarar gören kişi, kovuşturma aşamasında mahkemeye başvurarak katılan (müdahil) sıfatını kazanabilir. Katılan olmak, dosyayı inceleme, delil sunma, tanıklara soru sorma ve verilen karara karşı kanun yollarına başvurma haklarını sağlar. Katılma talebi, iddianamenin kabulünden sonra ve hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Katılan sıfatı kazanılmadan da mağdur olarak dinlenilmek mümkündür; ancak kanun yoluna başvurma hakkı bakımından katılan olmak önemlidir.
Karara itiraz etmek istiyorum. Süreler nedir?
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, hükmün duruşmada açıklanmasından veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı ise, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde temyiz (Yargıtay) yoluna gidilebilir. Ancak her karar istinaf veya temyize açık değildir; ceza miktarı ve suçun niteliğine göre bazı kararlar kesindir. Süreler hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde karar kesinleşir.
Banka hesabımı bir tanıdığıma kullandırdım, hakkımda dolandırıcılık soruşturması başlatıldı, Ne yapmalıyım?
Uygulamada giderek yaygınlaşan bir durumdur. Hesabın dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suç gelirlerinin aklanması amacıyla kullanılması hâlinde, hesap sahibi hakkında da soruşturma yürütülür ve hesaplara bloke konulabilir. Savunmanın merkezinde, hesap sahibinin suç kastının bulunmadığının ortaya konması yer alır: paranın hesapta kalmadığı, hesap sahibinin herhangi bir menfaat elde etmediği, işlemlerin zamanlaması ve IP kayıtları ile hesabın fiilen kim tarafından kullanıldığı gibi teknik veriler belirleyici olur. Bu tür dosyalarda banka hareketlerinin ve dijital kayıtların erken aşamada temin edilmesi önem taşır.